şehirleşmek makinalaşmak yozlaşmak

Evet gençler bugünkü yazımızda da yok olan mahalle kültürünü ve teknolojinin zararlarını irdeleyeceğiz.Klişeleşmiş cümleleri kullanmayacağım,merak etmeyin.Yani msn çıkınca mektupların ortadan kalktığını,insanların tembelliğe alıştığını yazmayacağım.Hepiniz biliyorsunuz zaten bunları.Ben size rastgele birinin hayatını anlatacağım.

Efendim,90’lı yılların başında,İstanbul Bağcılar’da,3 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi kahramanımız.Evleri 1+1,60-70 mertekare,giriş katta.Biraz fakir ama birbirine bağlı bir aileye mensup kahramanımız.

Yıllar geçiyor,kahramanımız büyüyor,yaşıtlarıyla oynamaya başlıyor.Mahalle,İstanbul’un kenar mahallelerinden.Her geçen gün göç alıyor.Farklı illerden pek çok insan var ve kahramanımız hepsiyle de arkadaş.Hepsinin kültürünü öğreniyor,benimsiyor,kendi kültürünü öğretiyor.Kültür etkileşimi had safhada yani.Alevi diye dışlanmıyor hiç,hatta arkadaşlarıyla cuma namazlarına gidiyor.Kollarına ufak bir çizik atıp kan kardeşi oluyorlar.Miskette,totoda,tasoda ortak oluyorlar.Paylaşmayı öğreniyorlar.

Devir,kesinti devri.Su kesintilerinin yanı sıra sık sık elektrikler de kesiliyor.Ama elektirklerin kesilmesi kahramanımız tarafından sevinçle karşılanıyor.Çünkü elektrikler kesildiğinde tüm aile bir araya geliyor,radyo dinleniyor,daha sonra da anne hikayeler anlatıyor.Hem de gerçek hikayeler.Mesela Hitler’in Yahudileri fırınlarda yaktığını 5-6 yaşlarında öğreniyor kahramanımız.

Teknoloji de hızla gelişiyor tabi.Renkli televizyonlar yaygınlaşıyor,Power Rangers,Hugo,Tsubasa yaşamın merkezine oturuyor. Sonra atari diye şeytan işi bir aletin varlığından haberdar oluyorlar.Babası memur olan ya da durumu iyi olanlar önceden alıyorlar.Kahramanımız da sünnet harçlıklarını,abisininkilerle birleştirince alabiliyorlar bir tane.Müthiş bir alet.Araba yarışları oynuyor,silahla ördek avlıyor hatta marioda prensesi kurtarıyor ama tek bir sorun var street fighter da aparkat çekememesi dışında.Kahrolası adaptör çok çabuk ısınıyor.Gerçi sonraları adaptörü buzdolabına koymak gibi dahiyane bir fikir üretiyor ama o da fazla tutmuyor.Arkadaşları ile ilişkileri hala sağlam ama eskisi gibi değil.Bu alet yüzünden,arkadaşlarının çoğu akşam ezanına kadar izinli oldukları halde eve erken gidiyor.İşte bu işlerin kötü gideceğinin ilk işareti oluyorkahramanımız için.

Sonra kahramanımız daha da büyüyüyor.Ve o büyüdükçe hakikaten kirleniyor dünya.İnsanlar artık samimi davranmıyorlar ve en önemlisi birbirlerini dinlemiyorlar.Anne-baba oğluyla,öğretmen öğrencisiyle iletişim kuramıyor.2 kuşak arasındaki fark hiç olmadığı kadar artmış oluyor.O saf ve temiz arkadaşlıkların kurulması daha da zorlaşıyor.Kahramanımızın jenerasyonu hem eskiyi hem yeniyi bir arada görmüştü.Ama gün geçtikçe ilerleyen teknoloji,yeni nesiller için hayatı hem kolaylaştırıyor hem de daha çekilmez hale getiriyor.

Şehirleşmenin artmasıyla dev siteler artık her yanı kaplıyor,mahalle kültürü yok olmaya başlıyor.Çok kasvetli bir görünümü var bu sitelerin.Bir de etrafını yüksek duvarlarla çeviriyorlar.Mahalle sıcaklığının yanından bile geçmiyor.Kabuğuna çekiliyor herkes.Dahası komşuluk ilişkisi önemini kaybediyor.İnsanlar artık yanı başlarında kimin oturduğunu bilmeden yaşıyorlar.Bizi biz  yapan değerler gittikçe kayboluyor.Tüm bunlar beraberinde birşeyi getiriyor:Kültür Yozlaşması.

Not: Merak etmeyin lan,kahraman fakir değil şu an.Gerçi hala magnum yiyemedi.Üniversiteyi bitirip iyi bir işe yerleşirse,aldığı ilk maaşla mahallesine dönecek ve oradaki çocuklarla yiyecek magnumunu.

be hey dürzü!

Ne ararsın TANRI ile aramda!
Sen kimsin ki orucumu sorarsn?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım, içerim.
İkimiz de gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim

Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK’e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soğuyacak bu millet

İşgaldeki hali sakin unutma.
ATATÜRK’e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin serefsiz.

Sakin olun lan.Beğendiğim için yazmadım bunu buraya.Zaten bilen bilir,Atatürk’e çok büyük saygı duysam da kemalist değilimdir.Başka birşey anlatacağım bugün size.

Baştan bazı şeylerde anlaşalım ki sonra sorun yaşamayalım.Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli komutandır.Bu ülke için de aydınlanmanın,ilericiliğin sembolüdür.Eğer derseniz ki ben bunlara katılmıyorum,sizin için sağ üst köşeye bir çarpı işareti koyduk.Lütfen ona tıklayın.

Gelelim asıl konumuza.Burada Atatürk’ü ya da ilkelerini savunmayacağım.Kendini kemalist addeden,apolitik,okumayan,yazmayan,çizmeyen ama herşeyi herkesden iyi bilen insanlar hakkında iki çift söz edeceğim.Evet tanıyorsunuz onları.Etrafımızda bolca mevcut bu kişilerden.Onları görmek için uslu bir çocuk olmanıza gerek yok.Her yerdeler zaten.Kah Starbucks’ta fotoğraf çektirirken görürsünüz onları.Kah Hatırla Sevgili’nin finalini hararetle tartışırken.Yakın tarihlerini,solu dizilerden öğrenirler zaten.Ama bunların merkez üslerini bildiriyorum size:Facebook.

Hemen şu an açın facebooktaki herhangi bir Atatürk sayfasını ya da Türkiye ile ilgili grupları.Duvarlara yazı yazanlara,durumlara yorum yapanlara bakın.Yazıyı okumaya devam etme lan,aç bak diyorum sana.

Gördünüz mü?Her taraftan kuşattılar bizi.Sayıları gittikçe de artıyor.Bu güruh Türkiye’nin gitgide İranlaştığını savunur.Son yıllarda da  İran yerine Malezya demeye başladılar.Dağdaki çobanla benim oyum nasıl bir olur ya derler.Ve en önemlisi.Atatürk’le ilgili bir eleştiri mi duydular.Başlarlar be hey dürzü diye.Lan tamam Atatürk büyük işler başarmıştır da hiç mi yanlış yapmadı be kardeşim.İşin üzücü tarafı ise bu kişiler,Atatürk’ün adını kirletmekle kalmıyor,laiklk karşıtlarının da ekmeğine yağ sürüyorlar.Lafı daha fazla uzatmadan,İsmet Paşa’nın bir sözüyle bitirelim.

Bir fikrin en büyük çöküş nedeni,onu tam olarak anlamayanlar tarafından anlatılması ve savunulmasıdır.