Burun Ameliyatı ile ilgili Genel Bilgiler

Burun ameliyatları en çok ameliyat olunan duyu organlarımızdan birisidir. Burun ameliyatı olanlar ya solunumla ilgili problemlerden dolayı burun ameliyatı olurlar ya da estetik amaçlı burun ameliyatı olurlar.

Burun ameliyatları süre olarak ortalama olarak 1-2 saat sürmektedir. Duruma ve zorluğa göre bu süre uzayabilmekte veya kısalabilmektedir. Gel gelelim burun ameliyatından sonra ne yapılması gerekir, burun ameliyatından sonra neler yapılmalıdır? bu konulara değinelim.

Burun ameliyatından sonra burnunuz alçıya alınır. 2-3 hafta gibi bir süre sonra burnunuzdan bu alçı çıkarılır. Burnunuzda bir şişlik olur bu şişlikte 1 ay sonunda büyük ölçüde geçmektedir. En önemli durumlardan birisi de, burun ameliyatından sonra en az 2 ay hatta 3 ay gözlük takmamanız gerekir. Bu çok önemli bir unsurdur. Burun ameliyatlarından sonra gözlük takılması burnun yapısını bozabilir yapılan ameliyatı etkileyebilmektedir.

Eğer bir estetik yaptıracaksanız devlet hastanelerinde 1500 TL ile 2000 TL arasında bir rakama yaptırabilirsiniz. Özel bir hastanede yaptıracaksanız hastanenin büyüklüğüne ve doktorun kalitesine göre bu fiyat değişmektedir. Örneğin bir Haccettepe Tıp mezunu doktor ve yeterli referansı olan kişiye 3000 TL’ ye yaptırabiliyorsunuz.

Burun ameliyatları ile ilgili merak ettiğiniz birşeyler olursa yorum olarak belirtirseniz cevaplamaya çalışırım.

BURGERKING GİBİ PATATES KIZARTMASI YAPMANIN PÜF NOKTASI

Patates kızartmasını herkes sever. Ancak şayet doğru şekilde yapılmazsa patates kızartması çok kötü olabilmektedir. Patates kızartmak çok kolay da diyebilirsiniz ancak çoğu kişi için durum pek de öyle değil…Çıtır çıtır ve sapsarı kızartabilmenin sırrı nedir bir göz atalım!

  1. En başta kızartmalık patates kullanmak gerekir.Mükemmel bir patates kızartması yapmak istiyorsanız öncelikle yüksek miktarda nişasta içeren sarı ve eski patatesler kullanılmalıdır. En iyi kızartmalık patatesler Bolu ve Afyon patatesleridir. Taze patatesle yapılan kızartmanın çıtır olması çok zordur.
  2. İkincisi, patatesleri kızartmaya hazırlamaktır. Patatesler yıkanıp soyulduktan sonra dilimlenir ve yaklaşık 1 saat boyunca soğuk suyun içerisinde buzdolabında bekletilir. Çünkü suda bekleyen patatesler kararmaz ve rengini korur. Bu şekilde patateslerin kesilmiş yerlerinden nişastanın fazlası akar gider ve patatesler birbirine yapışmaz. Sonra da hemen kızartma öncesi bu suyu boşaltıp patatesleri bir iki sefer temiz suyla iyice durulamak ve patatesleri çok iyice kurulamak gerekir.
  3. Kızartma aşaması da aynı şekilde çok önemlidir. Çıtır çıtır patatesler için patatesleri 2 kez kızartmalı, yani ön kızartma yapmalıdır. Ayrıca mutlaka derin bir tencere; yüksek ısıya dayanıklı olacak bir yağ kullanılmalıdır. Zeytinyağı çabuk yandığından ayçiçek ve mısırözü yağı patatesleri kızartmak için uygun yağlardır.
  4. Kızartma tenceresine bolca yağ konulup orta-yüksek ateş üzerine oturtulur. Yağın kızması beklenir ancak yanmadan iyice kurulanmış patatesler içine atılır. Ara sıra karıştırarak patatesler hafifçe yumuşayana kadar ön kızartma yapılır. Sonra delikli bir kepçe ile kağıt havlulu bir tabağa alınan patatesler soğumaya bırakılır.
  5. Tencerenin altı bu sefer yüksek ateşe getirilir ve yağın ilk seferden daha kızgın, yani 180 -190 dereceye ulaşması beklenerek, patatesler tekrar kızartılır.

2018 YILININ EN MODA GÖZLÜK MODELLERİ

Yazın olduğu kadar artık bahar ve kış aylarının da vazgeçilmez aksesuarları içinde yer alan gözlük hem şıklığı tamamlayan hem fonksiyonel hem de önemli bir detay olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yılın trendleri arasında hangi gözlük modelleri var?

İlk başta, yuvarlak gözlükler en revaçta modeller arasında diyebiliriz. Ayrıntıya girersek, kedi gözü çerçeveler 2015 yılına bu yıl da damgasını vuracağa benziyor. Farklı renklerde üretilen bu gözlükleri bu sene çok görüleceği aşikardır görünüyor.

Bu modelin yanında yine ışıltılı cam modelleri de geçen yıl olduğu gibi bu yıl da en popüler modeller arasında yerini aldı.Renkli ve parlak camlara ayna da eklenince aynalı modellerin bu yılın gözdesi olacağı söylenebilir.

Leopar desenli gözlükler yine bu yıl çok moda. Renklere bakıldığında pek çok renk göze çarpsa da kırmızı çerçeveler en trend renk olarak görülüyor. Gözlük çerçevelerinde ise kırmızı renk dikkat çekiyor. 2015 gözlüklerinde özellikle güneş gözlüklerinde ise taşlı modeller hem şık hem de trend olmak isteyen kadınlar için birebir.

Ancak bilinen bir gerçek de var,her model herkese yakışmaz. Yeni bir gözlük alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine bir bakalım:

İlk olarak yüz tipi çok önemli. Her model her yüz tipine uygun olmaz. Bunun için gözlük uzmanından yardım istenebilir. Bunun dışında gözlüğün kıyafetler ile uyum içinde olması da önemlidir.

BROKOLİ ÇORBASI

Brokoli faydaları saymakla bitmeyen bir sebze. Bu sebeple her yemekte olmasa da kış aylarında sıklıkla tüketilmesinde fayda var.

Brokolinin aynı bal kabağı, patates çorbası gibi çorbası da nefistir. İşte size brokoli çorbası tarifi:

MALZEMELER

  • 1 adet havuç
  • 1 adet orta boy patates
  • 500 g brokoli
  • 1 adet soğan
  • 2 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı süt kremas
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 yemek kaşığı un
  • Tuz ve karabiber

HAZIRLANIŞI

İyice temizlenip yıkanan brokoli, küp küp küçük parçalar şeklinde doğranan patatesi halka halka ince dilimlenmiş havuç ve ince yemeklik doğranan soğan hep birlikte tencereye konulur. Malzemelerin üzeri geçecek kadar su ilave edilir ve sebzeler yumuşayana kadar haşlanır.

Başka tencerede tereyağı eritilir ve un eklenerek kavurulur. Üzerine yavaş şekilde süt ilave edilir, karıştırılarak beşamel sos hazırlanır. Sebzeler beşamel sosun üzerine ilave edilerek haşlama suyunun da yarısı kadarı tencereyealınarak blender ile iyice pürüzsüz hale gelene kadar ezilir. Tuz ve karabiberi eklenerek 3-4 dakika kadar kaynatılır. Son olarak çorbanın kreması ilave edilir ve 1-2 dakika kaynatıldıktan sonra da çorba hazır olur.

Afiyet Olsun

BOYUN BÖLGESİ BAKIMI

Özellikle bayanların yaşını ortaya koyan hatta olduğundan bazen daha yaşlı görünmesine neden olan bölge hiç kuşkusuz ki boyundur. Bu sebeple yüz bakımı yaparken boyun bölgesi asla ihmal edilmemelidir.

Peki, daha gergin ve güzel bir boyun için neler yapılabilir?

Cilt temizliği : Boyun bakımı erken yaşlarda başlamalıdır. Günlük cilt bakımı yapılırken her gece meyve asidi de içeren jellerle boyun iyice temizlenmeldir.

Serum : Anti-aging Serumlar belirli yaşlardan sonra kullanılabilir.

Koruma faktörlü nemlendiriciler : Sabah evden çıkmadan yaş kış ve bahar aylarında hiyaluronik asit ve güneşten koruma faktörü içeren 30 faktörlü nemlendiricilerle boyun korunmalıdır.

Peeling : Ürünün özelliğine göre haftada 1 veya 2 kez alfa hidroksi asit veya glikolik asit içeren peeling yapılmalı,sonrasında E vitamini, amino asit ve kök hücre içeren kremle nemlendirilmelidir.

Masaj : Boyun bölgesine boyun masajı yaparak o bölgenin sarkması engellenebilir. İki el kullanarak doğru şekilde yapılan masaj çok iyi gelecektir. Son zamanlarda yüz yogası gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu yoga hareketleri ile hem boyun hem de yüz gerginliği sağlanmakta ve daha sağlıklı bir yapı oluşmaktadır.

BOHEM TARZ KIYAFETLER

Bohem giyim tarzı 1960 yıllarının sonlarında ve 1970 yıllarının ilk zamanlarında ortaya çıkan ve çok çabuk yayılan bir tarz olarak bilinmektedir. Bohem sadece modada değil bir yaşam tarzı olarak daha çok benimsenmiş olup milyonları peşinden sürüklemiş bir akımdır.

Daha ayrıntılı bakıldığında bohem tarzında aslında kıyafete para harcamayan, ya da çok az para harcayan, giyim kuşamı çok da önemsemeyen bir görüş ortaya çıkmaktadır. Düşük bütçeli insanları hedef alan bu tarzda çok para harcamadan stil sahibi nasıl olunur görülmektedir.

Günümüzde de bohem tarzı kıyafetlere sık sık rastlanmaktadır. Bohem değil de Boho Chic diye anılan bu tarzda durum biraz daha farklı günümüzde. Moda olan parçalar ile bohem tarzı kıyafetlerin karıştırılmasıyla ortaya çok hoş parçalar çıkıyor. Rahatına düşkün, çevresine özenmeyen, kendisi için yaşayan insanların tercihi boho chic tarzının oldukça talebi fazla. Özellikle gençlerin bu tarza daha yatkın olduğu görülüyor.

BİTKİ ÇAYLARININ FAYDALARI

Uzmanlar, yüzyıllardır dünyamızın bir parçası olan bitkilerin bazılarının çay olarak tüketilmesinin faydalarına yönelik her geçen gün açıklamalarda bulunuyorlar. Vücudumuzun doğal işleyişine katkısı olan bu çaylar ile ilgili olumlu ve olumsuz bir takım görüşler var.

Bazı doktorlar bilinçsiz tüketilen bitki çaylarının vücuda zehir etkisi yapabileceği görüşünde. Kesinlikle her bitkinin çayının içilmemesi konusunda uyarılarda bulunmakla birlikte bünyeden bünyeye durumun değişebileceğini de söylüyorlar.

Ancak bir gerçek de var ki faydaları kanıtlanmış ve hemen hemen herkesin tüketmesi gereken çaylar da var.

Peki siz bitki çayları hakkında yeterince bilgiye sahip misiniz?

Bitki çayı denilince akla ilk olarak siyah çay gelir. Ülkemizde çok büyük bir yüzde tarafından tüketilmesi alışkanlık olan siyah çay içeriğindeki doğal antioksidanlar sayesinde oldukça faydalıdır.Bu da kalp sağlığının korunması anlamına gelir.

Aynı şekilde yeşil çay da oldukça yararlı çay türlerinden biridir. Baş ağrısı, vücudun herhangi bir bölgesindeki ağrıların azalmasına yardımcı olan yeşil çayın kanser hastalığına karşı koruyuculuğu da ispatlanmıştır.

Bu iki temel çayın dışında karanfil, tarçın, papatya çayı, adaçayı, nane-limon gibi çaylar da hem içimi oldukça keyifli hem de faydalı çaylardır.

Doğal C vitamini kaynağı olan kuşburnu çayı ise özellikle bağırsak problemi olan kişiler için oldukça gerekli bir çaydır.

Bu çayların ara ara ve belirli miktarlarda içilmesi her ne kadar faydalı olsa da kesinlikle abartılmaması gerekir.

Deniz Suyunun Faydaları

Yaz aylarının en güzel tarafı denize girebilmektir. Denize girip güzel bir tatil yapmanın başlıca yapılması gerekenlerindir. Tatile gidiyorum diyipte denizsiz bir yere giden nadir görürsünüz. Genellikle bu tatil için memlekette temiz bir hava alayım diyenlerin memleketlerinde deniz olmamasından kaynaklanır. Temiz hava ayrı bir güzellik. Ancak hem temiz hava hemde deniz suyu daha farklı bir güzellik.

Yaz sıcaklarından kurtulmanın ve ferahlamanın en doğal yöntemlerinden biri olan deniz, içerdiği maddeler ile birçok hastalığa şifa olmaktadır. Deniz suyu eski çağlardan bu yana tıp alanında sıklıkla kullanılmıştır. İnsan vücudu bünyesinde yer alan 84 maddeyi bünyesinde barındıran su, vitamin deposu özelliği taşımaktadır. Mineral tuzları, amino asitler ve eser elementlerden oluşan deniz, doğal tedavi yöntemidir. Uzmanlar, kirden, atıktan, kanalizasyon suyu gibi faktörleri taşımayan bölümlerde sıkça denize girilmesi gerektiğini önermektedir. Özellikle çocuklar deniz suyundan bolca faydalanmalıdır. Deniz suyu araştırılmalar neticesinde İnsan kanında bulunan içeriklere en yakın sıvı olduğu ortaya çıkmıştır. Kalsiyum karbonat, sülfat, potasyum klorür ve sülfat, magnezyum klorür, magnezyum sülfat özellikleri şifa özelliği kazandırmaktadır.

Çeşme – Ilıca plajı yazın

Deniz suyunun en etkili özelliği; yaralardan, alerjik reaksiyonların yol açtığı izlerden, isilikten ve tahriş olan bölgelerinize deva olmasıdır. Cilt bozukluğunun yol açmış olduğu hastalıkları tedavi etmektedir. Egzaman, atopik dermatit, sedef ve rosacea gibi cilt hastalıkları için deniz suyunun çok büyük yararı bulunmaktadır. Vücut toksinlerinden ve zehirli maddelerden arındırmaya yardımcı olmasının yanında, hücre yenilenmesine de katkıda bulunur. Saç sağlığında da önemli etkisi bulunmaktadır. Ölü hücrelerin yok olmasına, bağışıklık sistemin güçlenmesine, kandaki oksijen miktarın artmasına, tiroid aktivitesi artmasını, enfeksiyonlardan kurtulmayı, parazit, mikrop, bakteri gibi zararlı etkenlerden kurtulmaya yardımcı olur. Vücut direncini artırır ve bedeninizi koruma altına almaktadır. Saçların kepeklenmesini ve yağlanmasını önler. Sivilceleri ve siyah noktaları temizleme de etkilidir. Kan dolaşımını hızlandırır ve mideyi rahatlatır. Mantar gibi olumsuz etkenlerden vücudu arındırır. Ağrı ve sancıları dindirmede etkilidir.

Deniz suyu, sadece fiziksel hastalıklara deva olmaz. Birçok psikolojik rahatsızlığa da şifa olabilmektedir. Anksiyete, depresyon, sinirlilik, agresiflik, ruhsal bozukluklara, içeriğinde bulunan magnezyum, brom, lityum maddeleri etkisi ile tedavi etmektedir. Çünkü bu maddeler, beyindeki melatonin ve serotonin seviyesini dengelemektedir. Rahatlatıcı etkisi ile huzur ve mutluluk verir. Saçların kepeklenmesini ve yağlanmasını önler. Sivilceleri ve siyah noktaları temizleme de etkilidir. Kan dolaşımını hızlandırır ve mideyi rahatlatır. Mantar gibi olumsuz etkenlerden vücudu arındırır. Özellikle erkeklerin korkulu rüyası ayak kokusu ve ter kokusunu giderme de başarılıdır.

Son zamanlarda diş sağlığına çok önemli katkısı olduğu ortaya çıkmıştır. Diş ağrısı esnasında deniz suyu, ağızda gargara yapıldığında ağrıyı gidermektedir. Ağızda bulunan yaraların çabuk iyileşmesini sağlamaktadır. Deri soyulmasına zemin oluşturduğu için daha sağlıklı ve güzel ciltlere kavuşturmaktadır. Bu yüzden estetik ve güzellik merkezlerinde deniz suyu kullanılmaktadır.

Deniz suyunun vücut için şifalı olduğunu da duymuş muydunuz. Temiz olan deniz suyunun pek çok hastalığa iyi geldiği uzmanlarca da kabul edilmektedir.

Şifa bulmak adına gidilen termal sularda 1 litrede 1000 miligram etki eden madde varken, hemen yanı başımızda bulunan deniz suyunda ise bu maddeler termal sularda bulunanınkinden 40 kat daha fazladır. İşte bu sebeple deniz suyunun şifalı yapısından yararlanmak gerekiyor.

Deniz suyu insan cildini tedavi etmektedir.

Tuzlu su, zaten tıpta binlerce yıldır kullanılan bir yöntemdir. Modern tıbbın yaratıcısı olarak bilinene gelmiş Hipokrat, deniz suyunun balık adamların yaralarını iyileştirmesini keşfettikten sonra deniz suyunu hastaları üzerinde kullanmaya başlamıştır.

Alternatif tıp ve spa tedavisi uygulayıcılarının tuzlu su seansları “talassoterapi” ya da “deniz banyosu” olarak da bilinmektedir. Deniz suyu, detoksta ve ciltte oluşan dökülme, isilik gibi tedaviye ihtiyaç duyulan cilt hastalıklarında da kullanılmaktadır.

Deniz suyunun güzelleştirici etkisi de mevcuttur.

Deniz tuzu, buharlaşan deniz suyundan elde edilmektedir. Dünyanın hemen hemen her köşesinde bulunan spa merkezleri, güzellik terapileri sırasında, deri soyma seansından masaj terapisine kadar deniz tuzunu kullanmaktadır.

Deniz tuzu aynı zamanda toksinleri deriden uzaklaştırma, yaşanan kas gerilmesini iyileştirme, ağrı ve sancıları azaltma yeteneğinede sahiptir.

– Özellikle yüzde ve sırt bölgesinde bulunan sivilceleri kurutup dökme ve cildi canlandırıp nemlendirme.
– Suyu yutulduğu zamanlarda kusturur bu yöntemi iyi anlamda düşünmek gerekirse mideyi rahatlatıcı özelliğe de sahiptir.
– Vücutta oluşan ter kokusuna son verir.
– Vücuttaki mantar vb. gibi oluşan ve istenmeyen enfeksiyonları azaltır.

Dekorasyon Fikirleri

Evinizde uygulayacağınız dekorasyon fikirleri ile kimi zaman ufak bir değişime gitmeniz gerekir, kimi zaman ise evinizi tamamen dekore etmeniz gerekir. Dekorasyon fikirlerini resimlerle göreceğiz. Ev dekorasyonu için edineceğiniz bu fikirler ile evinize uyum sağlayacak görüntüler elde edebilirsiniz. Sizin burada yapmanız gereken burdaki görüntüleri olabildiğince evinize uyarlayabilmek. Kimi zaman buradan ilham alıp kendi dekorasyonunuzu yaratabilirsiniz. Ufak değişimlerde bile oldukça güzel görüntüler elde edebilme şansınız vardır.

Evinizin herhangi bir yerinde oluşturacağınız bir fotoğraf köşesi, bir masanın üzerine ekleyeceğiniz bir vazo bile çok hoş görüntülere sebep olacaktır. Buradaki detay şudur:

– Bir dekorasyon fikri kullanırken, örneğin; bir fotoğraf köşesi oluşturuyorsanız bu fotoğraf köşesi rahatlıkla bakılabilecek yerde olması gerekir. Örneğin bir merdiven duvarı kullanılabilir. Kişi merdivenleri çıktıkta resimlere göz atar. Bunun gibi dekorasyon fikirlerini en uygun şekilde uygulayabilirsiniz.

Yada resimdeki gibi merdivenin bir köşesi olabilir sadece. Ancak resimler bu şekilde yayılması gerekir. Aynı anda bir kaç kişi inceleyebilmesi gerekir. Evinize bir misafir ordusu geldiği zaman rahatlıkla bu resimleri inceleyebilmesi gerekmektedir. Dekorasyon fikirlerindeki ince nokta her dekorasyon fikrinin mantık çerçevesi içerisinde uygulanması gerekir.

Şimdi diğer dekorasyon önerilerine geçelim. Buradan alacağınız ilham ile çeşitli fikirler kendiniz oluşturabilirsiniz.

Renkliliğe dikkat!